27 Eylül 2009 Pazar

Ağlayan Gelinler ve Kahramanlar (16.Bölüm)

Araba sesiyle irkildi... Arkasını döndüğünde park eden araçtan inen adam gülümsüyordu...
Yanına yaklaşana dek tek kelime etmedi. Sonra arabanın ön tarafına yaslanan kızın yanında aynı onun gibi kollarını kavuşturarak durdu...

Aracın teybinden yükselen müziği dinliyordu o gelene dek, Callas'ın hüzünlü sesine kaptırmıştı kendini...

"Burada olduğumu nasıl bildin?"
"Tatil gününde buraya kaçmaya çalışacağını tahmin ettim..." dedi göz kırparak, "Rahatsız olmadın ya..."
"Yalnız kalmak istediğimden bile emin değildim, gafil avladın"
"Sana söz, varlığımı fark etmeyeceksin bile..."

Manzaraya dalmışlardı... Vadiyi kaplayan lalelerin büyüsüne kapılmışlardı... Sanki birileri onları dağın eteğine serpiştirmiş gibi, özenle... Sadece burada bulunabilecek bir manzara... Yıllarca insanları büyülemiş bir güzellik...


Ve arkada yükselip alçalan bir ses, acı çeken, titreyen bir ses, güçlü bir kadının kalbinden gelen, yalnız bir hüzün, saf ipek, saf delilik...

Derin bir nefes aldı Özden, "Ne garip değil mi, bu çiçeklere bakan herkesin düşüneceği ilk şey bu olurdu galiba, "Bunlarda bir terslik var"... Asuriler onların ağladığını söylemişler... Her sabah sular damlarmış çünkü... Hristiyanlar Meryem Ananın gözyaşları demişler...

Aynı çiçek Edirne'de, bir camiyi süslüyor. Bu ülkenin diğer ucunda, birileri o lalenin sırrını gizlemiş müezzinin mahfeline... İzin vermiş efsanelere akmasına... Oysa burada yetişiyorlar sadece, bu çetin yerde...

Ağlayan gelin dediklerini duydum onlara... Başları önde, ama çok güzeller. Boyun eğermiş gibiler, çaresiz gibiler... Onları böyle kırılgan kılan ne?"




Sessizce dinliyordu genç adam, "Öyleler mi?" dedi... Daha fazla konuşmasını istiyordu.
Anlattığının sadece laleler olmadığını biliyordu...

"Bilmiyorum, belki de başlarını kaldırırlarsa göreceklerinden ürküyorlar, bu halleri onları diğerlerinden ayırıyor... Maria gibi... Bu sese bak, Callas'a..."

"Şimdi dinlediğimiz müzik, Callas mı?"

"Evet... Bellini... Duyduğun bu seste de birileri bir terslik olduğunu söylüyor... Dünyanın en hüzünlü sesinde... Yanlış bir teknikle okuduğunu söyler bazıları... Bu kadın 1975'te sevdiği adam öldükten sonra asla sahneye çıkmamış... Çalkantılı yaşamında kimseye boyun eğmemiş... İtalya cumhurbaşkanına bile... Sadece aşka teslim olmuş... Sesindeki hüznün insanı esir etmesi, gözyaşlarını boğazına dizmesi ne garip... Kimsesiz şarkıları sahiplenmiş inadına, insanlar onun yürekliliğinden ürkmüşler... Kendileri gibi olmayanlarda bir "hata" bulmaya ne meraklılar... İri gözlerinde dünyanın tüm acıları toplanmış gibi... "

Kendi gözlerine bakmıyorsun çünkü, başını kaldırmıyorsun...

Devam etti Callas, her an ağlayacak gibi, ağlasa hüznü bir parça azalacak gibi... "Diva Casta" bittiğinde Refik kulağına fısıldadı hafifçe,"Ajilite soprano" dedi, "Bu hüzünlü sesin küllerini Ege denizine savurdular... Yıllar sonra..."

"Alçak" dedi Özden, omzuna vurdu gülerek  "Madem biliyordun, neden konuşturdun beni?"
"Söyleseydim, bu manzarada senden Callas'ı dinleme zevkine nasıl ererdim?"

Yüzüne bakıyordu şimdi, birşeyleri keşfetmeye çalışır gibi...

"Sen nasıl birisin, anlamıyorum..."
"Anlaman gerektiğini mi düşünüyorsun?"
"Bilmiyorum. Bazen sana baktığımda birilerinin bir kahraman tanımladığını düşünüyorum, sen de sana biçilmiş bu rolü oynuyorsun sanki..."
"Hata ediyorsun o zaman"
"Neden?"
"Ben buradayım, çünkü kimsenin bir kahramana ihtiyaç duymamasını istiyorum, kahramanların varolması demek, kurtarılması gerekenlerin varolması demek aslında... Her biri diğerine muhtaç..."

Dalgın gözleri uzaklardaydı,
"Haklısın, kahramanlara ihtiyaç duyulması çok acı... Yine de belki ben öyle düşünmek istiyorum."
"Sana izin veriyorum..."

Daha fazla konuşmadı, ne zaman susacağını bilmek daha önemliydi bu kızın yanında...

Özden, havanın soğuduğunu fark etse de gitmek istemedi, yanındaki sıcaklığa sokulmayı tercih etti, başını kaldırmadı onun kollarında, bu dünyada birileri acı çekenlerin, farklı olanların, kayıp ruhların hatalı olmadığına inanabilirdi...

1 yorum:

penche_91 dedi ki...

Ağlayan Gelinler ve Kahramanlar...

Çok etkileyici bir yazıydı. Durumlar başından beri hayal ettiğim vaziyete geliyor sanırım... Tebrik ederim. Çok güzeldi. Mükemmeldi...